Ceza hukukunda suçların büyük çoğunluğu, mağdurun şikayeti aranmaksızın Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen (kendiliğinden) soruşturulur. Ancak kanun, bazı suçlar bakımından soruşturma ve kovuşturmanın başlayabilmesini mağdurun şikayetine bağlamıştır. Bu ayrım, sürecin hem başlangıcını hem de sona ermesini doğrudan etkiler.

Bu yazıda; şikayete bağlı suçların ne anlama geldiğini, altı aylık şikayet süresini ve şikayetten vazgeçmenin doğurduğu sonuçları ele aldık.

Re’sen Takip ile Şikayete Bağlı Suç Ayrımı

Kural, suçların re’sen takibidir; yani savcılık, suçu öğrenir öğrenmez soruşturmaya başlar ve mağdurun iradesi sürecin devamı için şart değildir. Şikayete bağlı suçlar ise istisnadır ve kanunda açıkça gösterilir. Bu suçlarda soruşturma yapılabilmesi için mağdurun veya suçtan zarar görenin şikayette bulunması gerekir.

Hangi Suçlar Şikayete Bağlıdır?

Bir suçun şikayete bağlı olup olmadığı, o suçu düzenleyen kanun maddesinde ayrıca belirtilir. Uygulamada sık karşılaşılan bazı örnekler şunlardır:

  • Kasten yaralamanın temel (basit) hâli,
  • Tehdidin daha az cezayı gerektiren hâli,
  • Hakaret (kamu görevlisine görevinden dolayı işlenenler hariç),
  • Konut dokunulmazlığının ihlali,
  • Mala zarar verme,
  • Güveni kötüye kullanma,
  • Önemli not: Bir suçun nitelikli (ağırlaştırılmış) hâlleri çoğu zaman re’sen takip edilir. Bu nedenle somut olayın hukuki nitelendirmesi, suçun şikayete bağlı olup olmadığını belirlemede kritik önemdedir.

Altı Aylık Şikayet Süresi

Türk Ceza Kanunu’nun 73. maddesine göre, şikayete bağlı suçlarda mağdur; fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikayette bulunmalıdır. Bu süre hak düşürücü niteliktedir. Altı aylık süre geçtikten sonra yapılan şikayet, kural olarak soruşturma başlatılmasını sağlamaz. Süre, her hâlde suça ilişkin dava zamanaşımı süresini aşamaz.

Şikayetten Vazgeçmenin Sonuçları

Şikayete bağlı suçlarda mağdur, şikayetinden vazgeçebilir. Soruşturma aşamasında yapılan vazgeçme kovuşturmaya yer olmadığına dair karara; kovuşturma (dava) aşamasında yapılan vazgeçme ise davanın düşmesine yol açar. Ancak bu sonucun bazı önemli istisnaları ve özellikleri vardır:

  • Geri alınamaz: Şikayetten vazgeçen kişi, kural olarak bu vazgeçmesini geri alıp yeniden şikayette bulunamaz.
  • Sanığın kabulü: Kovuşturma aşamasında, hakkında yargılama yapılan sanık vazgeçmeyi kabul etmezse yargılamaya devam edilebilir; sanık beraatini talep edebilir.
  • İştirakte bölünmezlik: Suça iştirak eden faillerden biri hakkında şikayetten vazgeçilmesi, kural olarak diğerlerini de kapsar.
  • Re’sen takip edilen suçlarda etkisizlik: Şikayete bağlı olmayan suçlarda vazgeçme davayı düşürmez; süreç kendiliğinden devam eder. Bu tür suçlarda mağdurun beyanı yalnızca bir delil olarak değerlendirilir.

Şikayet, Uzlaştırma ve Ceza İlişkisi

Şikayete bağlı suçların önemli bir kısmı, aynı zamanda uzlaştırma kapsamındadır. Bu suçlarda kural olarak, dava açılmadan önce taraflar arasında uzlaştırma prosedürü işletilir; tarafların anlaşması hâlinde soruşturma veya dava sona erebilir. Bu nedenle şikayet, vazgeçme ve uzlaştırma kurumları uygulamada çoğu zaman birlikte değerlendirilir.

Şikayet hakkının süresinde kullanılması ya da şikayetten vazgeçmenin doğuracağı sonuçlar, çoğu zaman geri dönüşü olmayan neticeler doğurur. Bir suçun şikayete bağlı olup olmadığı ve somut olaydaki nitelendirme teknik bir değerlendirme gerektirdiğinden, adım atmadan önce bir avukata danışmanız yararınıza olacaktır.