Son dönemde gayrimenkul piyasasındaki hareketlilik, kiracı ve kiraya veren arasındaki uyuşmazlıkların artmasına neden olmuştur. Türk Borçlar Kanunu (TBK), hem kiracının hem de konut/çatılı işyeri sahibinin haklarını korumak adına belirli sınırlar çizmiştir. İnternet üzerinde en çok merak edilen konulardan biri olan “kiracının tahliyesi” süreci, kanunda belirtilen haklı nedenler olmaksızın gerçekleştirilemez.

İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Şartları Nelerdir?

Kiraya verenin; kendisi, eşi, altsoyu (çocukları, torunları), üstsoyu (anne, babası) veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler için konut veya işyeri gereksinimi doğarsa, kira sözleşmesini dava yoluyla sona erdirme hakkı mevcuttur. Ancak bu ihtiyacın gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. Henüz doğmamış veya ihtimali bir ihtiyaç, tahliye nedeni olarak kabul görmemektedir.

Geçerli Bir Tahliye Taahhütnamesi Nasıl Olmalıdır?

Uygulamada sıkça başvurulan tahliye taahhütnamelerinin hukuken geçerli olabilmesi için belirli şekil şartları aranır:

  • Yazılı olmalıdır: Sözlü taahhütler hukuken geçersizdir.
  • Kira sözleşmesinden sonra düzenlenmelidir: Taahhütnamenin verilme tarihi ile kira sözleşmesinin imza tarihi aynı olamaz. Kiracının özgür iradesiyle bu taahhüdü vermiş olması esastır.
  • Belirli bir tarih içermelidir: Taşınmazın hangi tarihte boşaltılacağı net bir şekilde belirtilmelidir.

Önemli not: Yasal şartlara uygun olarak hazırlanmayan veya süresi içinde işleme konulmayan tahliye talepleri, hak kayıplarına yol açabilmektedir. Süreçlerin bir hukuk profesyoneli eşliğinde yürütülmesi, tarafların mağdur olmasını engeller.